
Fotoğraflar

June 28th, 2026
Dr. Hakan Ünsal
Koordinatör
Boş Sahne Diye Bir Şey Yoktur
Peter Brook, tiyatroyu anlatırken “I can take any empty space…” diye başlayan o sade ama çarpıcı cümleyi kurar. Bir insan yürür, biri onu izler; işte tiyatro başlar. Bu kadar basit, bu kadar çıplak, bu kadar mucizevi.
Biz bazen sahneyi fazla büyütürüz. Işık, dekor, kostüm, ses sistemi, afiş, davetiye, protokol, prova listesi… Hepsi elbette önemli. Hatta doğru yapılmazsa sahne dediğimiz şey biraz da nazlı bir makinedir; en küçük vida gevşese bütün sistem homurdanır. Ama tiyatronun kalbinde yine de çok sade bir şey vardır: Bir insanın başka bir insana ulaşma çabası.
RotArt’ın gücü de burada. Bizim sahnemiz yalnızca profesyonel tiyatro salonlarının teknik ihtişamından ibaret değil. Bizim sahnemiz, amatör ruhun cesaretiyle kuruluyor. O sahneye çıkan insanın gözünde “acaba olur mu?” sorusu var. Ama aynı gözde “olmalı” inancı da var.
Boş sahne yoktur; hazırlanmamış sahne vardır. Boş salon yoktur; davet edilmemiş kalpler vardır. Boş prova yoktur; henüz anlamını bulmamış emek vardır.
RotArt’ta sahne, bir zemin değil, bir çağrıdır. “Gel, birlikte bir şey yapalım” çağrısı. “Gel, alkışı yalnız kendimiz için değil, bir fayda için büyütelim” çağrısı. “Gel, insan olmanın o eski ve güzel tarafını, yani birlikte üretme duygusunu yeniden hatırlayalım” çağrısı.
Bir masa toplantısında söylenince sıradan duran bir söz, sahnede söylendiğinde başka bir ağırlık kazanır. Çünkü sahne dürüsttür. Saklayamazsınız. Ya varsınızdır ya da değilsinizdir. Ve insan, sahnede gerçekten varsa, seyirci bunu hemen anlar.